Türkiye’de son haftalarda gündemi oldukça meşgul eden olaylardan olan ve sosyal medyadaki onca kampanyaya karşın korunamayan Dipsiz Göl’de Çevre ve Şehircilik Bakan Yardımcısı Mehmet Emin Birpınar incelemelerde bulundu.

Gümüşhane merkeze bağlı Dumanlı köyü sınırların içindeki İstavroma Yaylası’nda bulunan ve define araması için kazılan Dipsiz Göl’de yapılan incelemelerin ardından gazetecilere açıklama yapan Birpınar, “Aslında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile çok ilgisi olmayan bir yer ama tabii ki bir çevre felaketi olarak görülüyor sonuç itibarıyla” şeklinde konuştu.

Birpınar, “Bundan sonra sit alanında olsun veya olmasın, Türkiye’nin herhangi bir yerinde bir define aranacaksa o yönetmeliğe göre mutlaka Çevre Etki Değerlendirme yani ÇED raporu dediğimiz raporun alınmasını talep edecekler. Biz bunu yönetmeliklerimize yazacağız” dedi.

Independent Türkçe’nin haberine göre Birpınar, “Gümüşhane’nin bu çok önemli yaylasında maalesef Türkiye’yi yoran bir meseleyle” karşılaştıklarını belirterek şöyle devam etti:

“Aslında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ile çok ilgisi olmayan bir yer ama tabii ki bir çevre felaketi olarak görülüyor sonuç itibarıyla. Çünkü burada bir kirlilik olsa biz burada olacaktık ama gölün yok olması da hiç istenmeyen bir durum. Çünkü doğal yapının bozulması başka etkileri de beraberinde getiriyor.”

‘DEFİNE ARAMA YÖNETMELİĞİ KÜLTÜR BAKANLIĞINDA’

Birpınar define aramak için bir yönetmelik olduğunu, bunun da Kültür ve Turizm Bakanlığının yönetmeliği olduğunu ifade ederek, “Oradan izinler alınıyor ve bir hazine olduğu iddia edilerek burada bir arama yapılıyor ama içerisinden de bir şey çıkmadığı söyleniyor. Ama bunu yaparken de gölün doğal yapısı bozuluyor ve su muhtemelen tabana kaçıyor ve tekrar bunun restore edilmesi süreci olması gerekiyor.” diye konuştu.

Konuya, Türkiye’de çok büyük bir göl-küçük bir göl olarak bakmadıklarına işaret eden Birpınar, bunun bir şekilde restore edilmesi ve tekrar eski haline döndürülmesi veya bu tip olayların bir daha yaşanmaması için ne yapılması gerektiğinin üzerinde durduklarını vurguladı.

‘DEFİNE ARAMAK İÇİN ARTIK ÇED RAPORU GEREKECEK’

Birpınar, bu meselede 4 önemli konu olduğunu kaydederek, “Bir tanesi, bundan sonra sit alanında olsun veya olmasın Türkiye’nin herhangi bir yerinde bir define aranacaksa o yönetmeliğe göre mutlaka Çevre Etki Değerlendirme yani ÇED raporu dediğimiz raporun alınmasını talep edecekler” dedi.

Bunun yanında bir üniversite raporu da isteyeceklerini aktaran Birpınar, “Yani ilgili duruma göre bir raporun, bilimsel bir rapor olmadan bu tip aramalara ön arama bile olsa müsaade etmeyiz ki biz maden aramalarında zaten ÇED raporu istiyoruz. Ama burada da aynı şeklide bir raporlamanın olması gerektiğini, dolayısıyla bizim ÇED yönetmeliğimizi revize ederek en kısa zamanda bunu da o kapsama alacağımızı buradan Türkiye’ye ifade etmek istiyoruz” ifadesini kullandı.

‘ÖĞRETİM GÖREVLİLERİ RAPOR HAZIRLIYOR’

Üçüncü konunun gölü ne yapacakları, nasıl restore edecekleri ve eski haline getirecekleri olduğunu belirten Birpınar, “O görünen, işte sizlerin de paylaştığı manzaraların bir daha olmaması için eski hale dönmesini sağlamak. Bunu yaparken de dikkatli olmamız lazım. Onun için de bu bölgedeki üniversitelerdeki hocalarımız, biyologlar, jeologlar, hidrojeologlar, hidrobiyologlar yani veya hidrolojistler, -bu terimler biraz size yabancı geliyor ama- hem su bilimiyle uğraşan hem yer altıyla uğraşan hem de bu bölgenin gölleriyle uğraşan hocaları buraya zaten getirdik ve buraya bir rapor hazırlanmasını isteyeceğiz” diye konuştu.

“Şunu söyleyelim tabii ki keşke bunlar yaşanmasaydı” ifadesini kullanan Birpınar, “Keşke bu izinler verilirken izlemelerin de iyi yapılması gerekiyordu. Dolayısıyla dördüncü olarak da bu yapılan faaliyeti ve bundan sonraki süreci, buradaki habitatı takip etmek ve izlemeyi de sürdüreceğimizi de ifade etmek istiyorum” dedi.