Partisinin grup toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, önceki dönem HDP Eş Genel Başkanı olan şu anda cezaevinde tutuklu bulunan Selahattin Demirtaş’ın yaşadığı sağlık problemini cezaevine giden partililerle paylaşmadığını söyledi. Buldan, “Hukuksuzca cezaevinde tutulan Demirtaş, Yüksekdağ ve tutuklu tüm milletvekili, belediye eş başkanı arkadaşlarımız ve yine hasta tutsaklar derhal tahliye edilmelidir” dedi.

‘YARGI, KADIN CİNAYETLERİNE TAKİPSİZLİK KARARI VERİYOR’

Buldan’ın gündeminde kadın cinayetleri vardı. Bir erkek tarafından öldürülen Ayşe Tuba Arslan’ın 23 kez şikâyette bulunduğunu hatırlatan Buldan, “Muhalif herkesi aldığı nefese kadar takip eden yargı adım adım yaklaşan kadın cinayetlerine takipsizlik kararı veriyor” dedi. Kadın cinayetlerinin devletin, iktidarın ve yargının sorumluluğunda olduğunu ifade eden Buldan, “Kadınları koruması getiren İçişleri Bakanlığı görevini yerine getirmemektedir” ifadelerini kullandı. Pervin Buldan’Iın açıklamalarından öne çıkanları şöyle:

‘MİLLETVEKİLLERİ VE HASTA TUTSAKLAR TAHLİYE EDİLMELİDİR’ 

“Demirtaş, yaşadığı sağlık problemini cezaevine giden arkadaşlarımızla ve avukatlarla paylaşmamıştır. Hukuksuzca cezaevinde tutulan Demirtaş, Yüksekdağ ve tutuklu tüm milletvekili, belediye eş başkanı arkadaşlarımız ve yine hasta tutsaklar derhal tahliye edilmelidir.”

“HDP olarak engelli yurttaşlarımızın tüm taleplerinin sonuna kadar yanındayız. Bu talepler gerçekleştirilinceye kadar birlikte mücadele edecektir. HDP sizin yanınızdadır, HDP sizin sesinizdir.

‘KADIN CİNAYETLERİ İKTİDARIN VE YARGININ SORUMLULUĞUNDADIR’ 

Eskişehir’de Ayşe Tuba Arslan 6 ay önce ayrıldığı kişinin satırlı saldırısı sonucu ne yazık ki hayatını kaybetti. Saldırgan hakkında 23 kez şikâyette bulunmasına rağmen takipsizlikle sonuçlandılar. Tanık yokluğu gerekçesiyle kadını talebi yerine getirilmemiş. Oysa delil de ortada, fail de ortada. Muhalif herkesi aldığı nefese kadar takip eden yargı adım adım yaklaşan kadın cinayetlerine takipsizlik kararı veriyor. 10 kişi Kızılay’da toplansa zanlıları protesto etse etrafını polis sarar. Ama bir kadın “tehdit ediliyorum, öldürüleceğim” diye feryat ettiğinde yargı ve devlet görmezden gelir. Yargı iktidarın işlerini takip etmekten, kadın cinayetlerini takip etmeye fırsat bulamıyor! Kadın cinayetleri devletin, iktidarın ve yargının sorumluluğundadır. Kadınları koruması getiren İçişleri Bakanlığı görevini yerine getirmemektedir.”