CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, grup toplantısında gazeteci yazar Ahmet Altan’ın tahliye edildikten sekiz gün sonra yeniden tutuklanmasıyla ilgili olarak, “Ahmet Altan kararı yanlıştır. Yanlışa doğru diyemeyiz. Kim olursa olsun” dedi.

Altan’ın tahliye edilmesinden sonra yeniden tutuklanmasına tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Ahmet Altan kararı yanlıştır. Yanlışa doğru diyemeyiz. Kim olursa olsun. Belki hayatında hiç CHP’ye oy vermedi. Adaleti herkes için geçerli bir kavram olarak biliyoruz. Adalet dedim de elbette haksız yere yatanlar var içeride. Serbest bırakılan ve birilerinin emriyle tekrar hapse atılanlar var” ifadelerini kullandı.

HDP’li belediyelere kayyım atanmasına da tepki gösteren Kılıçdaroğlu, “Kayyım, seçimi kazandığın için seni cezalandırıyorum. Ben seni seçen bütün seçmenlerin iradesini kabul etmiyorum demektir, o oylar benim için geçersizdir demektir. Demokrasi kültürüne yakışmayan bu durum yanlıştır” dedi.

Kılıçdaroğlu, kayyım atamalarına ilişkin şunları söyledi:

“Üretim için de adalet, tüyü bitmemiş yetimin hakkını korumak da bir adalettir. Seçim yapıyoruz, gidiyor vatandaş ben belediye başkanı olacağım diyor. Savcıya başvuruyor bu kişi, benim engelim var mı diyor. Savcı engel yok derse YSK’ya başvuruyorum. Dosyaya bakıyor onlar da. Sonra seçim yapılıyor. Seçimi kazanıyor o kişi 31’inde, sonra ayın 1’inde vali bu belediye başkanı görevden alınmalı diye yazı yazıyor. Benim seçime girmemde bir sıkıntı varsa bunu baştan yaparsın. Eğer yasal gerek varsa alınabilir, haklı bir gerekçe varsa alınabilir ama ne yaparsınız?

Belediye meclis üyesi var, orada seçim yapılır, yeni aday seçilir. Diyorsunuz ki şimdi, seçimi kazandığın için seni cezalandırıyorum, oraya bir memur tayin ediyorum, ayrıca senin belediye meclisini de saymıyorum.’ Bu demokrasi midir? Dünya, ‘Türkiye’de demokrasi yok’ diye biliyor. Doğru. Bu demokrasi midir? Benim gibi düşünmeyenlerin de hakları vardır. Bu ne demektir? Ben seni seçen bütün seçmenlerin iradesini kabul etmiyorum demektir, o oylar benim için geçersizdir demektir. Demokrasi kültürüne yakışmayan bu durum yanlıştır.”