Suriye Demokratik Güçleri (SDG) Genel Komutanı Mazlum Kobane, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed’in Kürtlerle diyalog için açık kapı bırakmasının olumlu olduğunu ancak Kürt meselesinin çözümü konusundaki tavrının yetersiz olduğunu söyledi.

Rudaw’a röportaj veren Kobane, özgünlüğünün korunması şartıyla Suriye ordusuna katılabileceğini belirtti.

Kobane, Suriye hükümetine iki temel şart sunduklarını belirtti:

“Birincisi bu bölgenin Suriye Anayasası’nda idari bölgelerden biri olarak kabul edilmesi, ikincisi de Suriye Demokratik Güçleri’nin kurumsal olarak genel Suriye savunma sistemi içerisinde özerk bir statüye sahip olması. Biz Suriye savunma sisteminin bir parçası olmaya karşı değiliz ama Demokratik Suriye Güçleri kendi özgünlüğünü korumalı. Elbette Kürt sorunu en temel sorundur, Kürt halkının tüm meşru hakları Suriye Anayasası’nda muhafaza edilmeli.”

Kobane, Türkiye ile ABD ve Rusya arasında sağlanan anlaşmalara rağmen bazı bölgelerde çatışmaların devam ettiğini hatırlatarak ABD’nin tavrını eleştirdi.

ABD’nin geri çekilme kararıyla Türkiye’nin Rojava’da operasyona start verdiğini dile getiren Kobane, “ABD Kürt halkı ile Türkiye arasındaki tercihini Türklerden yana kullandı” ifadesini kullandı.

‘ROJAVA TÜM KÜRTLERİN ORTAK SORUNU’

ABD güçlerinin Rojava’ya geri dönüşünün kesinlikle “petrol kuyularını korumayı” amaçlamadığını dile getiren SDG Genel Komutanı, Kürt güçlerine çağrıda bulunarak, “Rojava’daki sorun sadece bir tarafın veya sadece tek bir gücün sorunu değil, tüm Kürtlerin ortak sorunudur” dedi.

Kobane, ateşkesin gerçeklemişmediğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“Türk devleti bir saatliğine bile ateşkese saygı duymadı ve hala saldırılarına devam ediyor. Dün akşam da bu sabah da saldırılarını sürdürüdüler. Hava saldırıları, bombardımanlar sürüyor. Hatta bazı bölgelerde Suriye hükümet güçleri bizimle onlar arasındaki temas hattında kaldı, Suriye askerlerini de vurdular, esir aldılar, öldürdüler. Türk devleti saldırılarına devam ediyor ve bunu gizlemiyorlar. Açıkça bu kadar ilerledik, bu kadar köy ve yerleşim yeri kontrol ettik diyorlar. Bu nedenle ABD’nin elindeki bilgiler dakik ve teyid değil. ABD ile aramızda koordine sağlayan Ortak Harekat Merkezi de söylediklerimin doğru olduğunu biliyor, görüyorlar. Üstlerine verdikleri raporlarda Türkiye’nin ateşkese saygı duymadığı, ihlal ettiği, sivilleri hedef aldığı bilgileri yer alıyor. Bu açık bir konu. Bu yüzden biz ABD’den resmen garantörü oldukları ateşkes anlaşmasını gözden geçirmelerini ve bu konuda üzerlerine düşen sorumluluğu yerine getirmelerini istedik. Ateşkesi uygulaması için Türkiye’ye baskı kurmalarını, buna uymadığı için de anlaşmada öngörülen ekonomik yaptırımları uygulanmaları gerektiğini belirttik. ABD’nin şu an yapması gereken de budur. Türkiye’yi zorla durdurmaları gerekiyor.”

Mazlum Kobane, IŞİD lideri Bağdadi’nin öldürüldüğü operasyona ilişkin de yeni bilgiler paylaştı.

‘BAĞDADİ’NİN KAN ÖRNEĞİNİ ALDIK’

Kobane, “Bağdadi’nin yerini nasıl bulabildiniz? IŞİD gibi radikal gruplar vardı çevrede, operasyon esnasında onlar nasıl Bağdadi’nin imdadına gelmediler?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Bunlar istihbarat konularıdır, belki herşeyi açıklayamayabiliriz fakat unsurlarımızı Ebubekir Bağdadi’nin izini bulabilecek ve yanına yerleştirebilecek kadar da büyük bir başarıydı. Başka bir bilgi daha da paylaşayım, daha önce de Bağdadi’nin başka bir yerde yerini keşfetmiştik. Orada olduğunu biliyorduk. İç çamaşırlarını getirttiğimizde bu öldürülen yerde değildi, o diğer yerdeydi. İdlib’e gitmeden önce başka bir yerdeydi ve o olduğundan kesin emin olmak için biz orada onun bazı eşyalarını getirttik. O olduğundan emin olduktan sonra da İdlib’te yanına sızan elemanımız kan örneğini getirmeyi başardı. Bu şekilde ikinci bir defa Ebubekir Bağdadi olduğunu kesinleştirdik. Bu büyük bir istihbari başarıdır. ABD istihbaratı da en üst düzeyde bu çalışma ile ilgilenen arkadaşlarımıza teşekkür ettiler.”